Migren Nedir? Migren Hakkında Bilmeniz Gerekenler.

Migren

İnsanlarda baş ağrısı çok yaygın bir sorundur ve bu durumdan rahatsız olmayan sadece %2 gibi bir kısım vardır.İnsanlar belirli zamanlarda baş ağrısından şikayet etmektedirler. Fakat ciddi sebeplerden kaynaklanan baş ağrısına çok fazla rastlanmaz. Migren, hayati tehlikeleri olan ciddi bir hastalık değildir. Genellikle nöbetler şeklinde gerçekleşir ve kafanın belirli bir tarafına yerleşen ağrı şeklindedir. Bu nöbetler 4 saat ya da 4 gün arasında değişiklik göstermektedir. Nöbetler mide bulantısı, istifra, normal düzeydeki ışıktan ya da seslerden rahatsız olma gibi belirtiler de olabilmektedir.


Migren hastalığı artık sinirsel bir hastalık ve nöroloji bölümüne ait bir rahatsızlık olarak değerlendirilmektedir. İnsanın beyninde bulunan bazı kimyevi maddelerin yokluğundan dolayı meydana geldiği düşünülmektedir. Serotonin bu maddelerden biridir. Migreni olan insanların karanlık bir yerde sesten uzak bir şekilde uyuma arzusu duyar. Bu durum kişinin gündelik yaşantısını olumsuz şekilde etkileyen bir faktördür fakat tedavisi mümkündür.


- Risk grubu


Kadınlarda migren erkeklere kıyasla 3 kat daha fazla görülmektedir. Bu durumun sebebi kadının hormonlarının erkeklere kıyasla daha sık ve büyük oranda değişim göstermesidir. Migren hastaları genel olarak 40 yaşından önce bu rahatsızlığı hissederler. En yoğun olarak ise ergenlik dönemi bu rahatsızlığın en çok görüldüğü çağdır. Kişi 50 yaşın üzerindeyse ve daha önce bu tip bir şikayeti olmadıysa, bu kişide migren görülme ihtimali zayıftır.


- Nedenleri


Kesin olmamakla beraber, migren hastalığının en belirgin nedeni kan damarlarındaki ve beyin sinir iletim sistemindeki kimyasal maddelerin değişim göstermesi neticesinde oluştuğu düşünülmektedir. Özellikle kadınlarda adet dönemlerinde oluşan hormon değişimleri, migren rahatsızlığına yol açabilmektedir. Ayrıca hastalığın kalıtımla ilgili olup olmadığı da araştırılmaktadır. Anne ve babada migren rahatsızlığı olan bir kişinin de migren olma ihtimali %40 olarak hesaplanmaktadır. Öte yandan migren rahatsızlığı hem annede hem babada görülüyorsa, kişinin migren olma ihtimali %75dir.


- Çeşitleri


Basit Migren : 

Hastalarının tümünün dörtte üçünü bu kesim oluşturmaktadır. Bu hastaların atlattığı migren ataklarının aurası bulunmaz. Bu hastalık tipine aynı zamanda adi migren adı da verilmektedir. Genellikle kadınlarda rastlanır ve istifra çok nadir de olsa görülebilir.


Klasik Migren : 

Bu hastaların atlattığı migren ataklarının aurası vardır. Migren hastalarının yaklaşık olarak %10’u klasik migren hastasıdır. Erken yaşlarda başlamaktadır fakat ilk atak kişi 40 yaşını geçtikten sonra kendini gösterir. 2 ve 6 saat süresince devam edebilmektedir. Kişi görme yetisinde zorluk çeker, boşluklar olduğunu söyler. Bu kişiler boşluk olduğunu söyledikleri alanları kıyaslayamazlar, bu alanları gölgeli olarak görürler. Baş ağrıması yaşanır ve ağrı tek bir taraftan gelmektedir. İstifraya sıkça rastlanır.


Yukarıda bahsedilmiş olan aura terimi, baş ağrısından önce ortaya çıkan belirtileri ifade etmektedir. Bu duruma aynı zamanda migren şafağı da denilmektedir. Farklı migren tipleri bulunmakla birlikte çok sık karşılaşılan durumlar değildir.


Diğer Migren Türleri:

Baş ağrısı olmadan atlatılan auralı migren: 

Uzun bir dönem boyunca auralı migren rahatsızlığını yaşayan bir kişide belirli bir zaman sonrasında baş ağrısının geçmiş olma durumu.


Baziler migren: 

Sıradan migren belirtilerinin yanı sıra, aynı zamanda kişinin konuşurken ve cümle kurarken zorluk çekmesi, başının dönmesi, bir nesneyi iki taneymiş gibi görmesi, kişinin kulaklarının çınlaması ve ayakta durmakta zorlanması, ya da dengeyi kuramaması gibi belirtiler de mevcuttur. Bu süreç sonrasında migrenin neden olduğu baş ağrısı görülmektedir.


Hemiplejik migren: 

Bu tip migren rahatsızlığında hem aura etkileri hem de beden kaslarında güçsüzlük ya da kısmi felç görülebilmektedir. Atak esnasında devam etmesi mümkündür.


Status migren: 

3 günlük bir zaman kadar devam eden migren ataklarına verilen isimdir. Kişilerin boyunlarının ve de omuzlarındaki kasların sertleşip kasılmalarına bağlı olarak meydana gelen migren tipidir.


Retinal migren: 

Kişinin hem başı ağrır hem de kişide görme yetisinin kaybına kadar büyük sonuçlar doğurabilecek görme bozukluğu oluşturur. Fakat bu durum kısa sürelidir. Muayene esnasında herhangi bir veri elde edilemez.


Aura Safhası:

Migren atağının ortalama 20 dakika öncesinde başlayan dönemdir. Yalnızca bir gözün görme yetisinin yitirilmesi, kör noktaların oluşması, ışın şeklinde hareketli ve titreyen yapıda çizgilerin belirmesi, kollarda ve bacaklarda uyuşmalar gerçekleşebilir. Bu açıdan bakıldığında aura, migren hastalığının ve ataklarının habercisi niteliğindedir.


Baş Ağrısı Safhası:

Genellikle nöbetler şeklinde gerçekleşir ve kafanın bir tarafına yerleşen ağrı şeklindedir. Bu nöbetler 4 saat ya da 4 gün arasında değişiklik gösterebilir. Nöbetler esnasında mide bulantısı, istifra, normal düzeydeki ışıktan ya da seslerden rahatsız olma gibi belirtiler de olabilmektedir.


İyileşme Safhası:

Baş ağrısının geçmesinden bir sonraki gün de kişi kendini çok yorgun ve halsiz hissedebilmektedir. Fakat hastaların bir kısmında bu durumun tam aksi oluşabilir, kişiler kendilerini atak sonrası çok dinç hissedebilmektedir.


Migrenin Sebepleri:

Atağın oluşması için gerekli tek bir tetikleyici etken bulunmamaktadır. Ayrıca yalnızca bir tetikleyicinin bulunması migren atağının oluşması için yeterli olmayacaktır. Sebeplerin birikmesiyle atak meydana gelmektedir. Aşırı stres, kişide hormon değişikliği, bitkinlik ve düzensiz beslenme gibi durumlar migrene en çok sebebiyet veren unsurlar arasındadır.


Migreni neler tetikler?

Az yemek yemek,Kimi besinler bu duruma neden olabilir; çay, küflü peynir, çerez, çikolata, kahve,  şarap, alkollü içecekler, kafeinli içecekler,

Çevresel nedenler; çok parlak ışıkların olduğu ortamlar, pis ve mide bulandırıcı ağır kokular, çok fazla yolculuk etmek, fazla bitkinlik hali,

Hormonlarda dengesizlikler ve ani değişimler; kadınlarda adet safhası,hamilelik, doğum kontrol ilaçları Az ya da gereğinden fazla uyumak.




Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.